Osmaniye'de...
Kavgalar durmuyor.
Her gün...
Yeni bir polemik.
Yeni bir tartışma.
Yeni bir açıklama.
Hep aynı terane...
"Ben her şeyi biliyorum."
"Herkes beni dinleyecek."
"Herkes benim şovumu izleyecek."
Peki...
Siz kimsiniz?
Bir şehrin...
Abisi olmak varken...
Babası olmak varken...
Kardeşi olmak varken...
Neden her eleştiriye öfkeyle cevap veriyorsunuz?
Neden her açıklamanız yeni bir tartışmanın fitilini ateşliyor?
Bir durup düşünün.
Karşı tarafın son söylediği sözlerden sonra düştüğünüz durumun farkında mısınız?
Allah aşkına...
Artık kendinize bir çeki düzen verin.
Bulunduğunuz makamın ağırlığına uygun davranın.
Çünkü insanlar artık söylediklerinizden çok...
Üslubunuzu konuşuyor.
Adınız...
Sokaklarda farklı yakıştırmalarla anılmaya başlamış.
Bunun size faydası yok.
Şehre de faydası yok.
Vazgeçin artık şu sosyal medya ve TikTok sevdasından.
İnsanlar kamera değil...
Hizmet görmek istiyor.
Video değil...
İcraat görmek istiyor.
Yerinizde olsam...
Beni sürekli alkışlayanları değil...
Yanlış yaptığımda "Dur." diyebilen insanları yanıma alırım.
Kim size sürekli gaz veriyor...
Kim sizi sürekli haklı gösteriyorsa...
Bir kez daha düşünün.
Çünkü bazen insanı...
Karşısındaki değil...
Yanındakiler yanlış yola sürükler.
Bu memleket...
Sert siyasetçiler gördü.
Kavgalar gördü.
Tartışmalar gördü.
Ama makam sahibi olup da herkese laf yetiştirmeye çalışan yöneticiler hiçbir zaman uzun süre kazanan taraf olmadı.
Herkese laf sokma derdindesiniz.
Oysa insanların beklediği...
Laf değil.
Hizmet.
Yaptığınız her hareket...
Sadece sizi ilgilendirmiyor.
Temsil ettiğiniz makamı da ilgilendiriyor.
Desteklediğiniz siyasi anlayışı da ilgilendiriyor.
Liderinizi de ilgilendiriyor.
Hiç mi düşünmüyorsunuz?
Bir gün söylenen bir söz...
Aylarca konuşulabiliyor.
Bir paylaşım...
Binlerce kişiye ulaşıyor.
Sonra da dönüp toparlamak zor oluyor.
Milletin eline koz vermeyin.
Çünkü siyaset...
Sadece Osmaniye'de yapılmıyor.
Bugün burada konuşulanlar...
Yarın Ankara'da da konuşulabiliyor.
İnsanlar görüyor.
Dinliyor.
Not alıyor.
Değerlendiriyor.
Bir büyüğünüz olarak...
Naçizane tavsiyem şudur.
Herkesle barışık olun.
Herkesi dinleyin.
Herkesi kucaklayın.
Çünkü yönetmek...
Sadece sevenlerinizi yönetmek değildir.
Sizi eleştirenleri de yönetebilmektir.
Asıl devlet adamlığı da budur.
Yaptıklarınızla...
Hem kendinize...
Hem de etrafınızdaki insanlara zarar vermeyin.
Bütün enerjinizi hizmete verin.
İnsanların...
"Aslında hiç beklediğimiz gibi değilmiş."
demesine fırsat vermeyin.
Çünkü itibar...
Yıllarca kazanılır.
Birkaç cümleyle kaybedilebilir.
Kendi özel sorunlarınız olabilir.
Herkesin vardır.
Ama o yükü...
Karşınızdaki insanlara taşımayın.
Vatandaşın bununla hiçbir ilgisi yok.
Vatandaş...
Güler yüz görmek ister.
Nezaket görmek ister.
Çözüm görmek ister.
Bir tavsiyem de gerçekten samimidir.
Liyakati esas alın.
İş yapamayanları değil...
İş üretenleri görevlendirin.
Taraf tutanları değil...
Adaletli davrananları tercih edin.
Müdürlük makamlarını...
Ehline teslim edin.
Kültür müdürlüğüne...
Kültürle yaşayan insanları atayın.
Çünkü doğru insan...
Doğru kurum demektir.
Bir sözüm de basın konusunda.
Biz basın mensuplarını sevmiyor olabilirsiniz.
Buna kimsenin itirazı olmaz.
Ama kimseyi küçümsemeyin.
Kimseye tepeden bakmayın.
Kapris yapmayın.
Kibirli olmayın.
Ego...
Hiç kimseye makam kazandırmadı.
Tam tersine...
Birçok makamı bitirdi.
*****
Osmaniye'nin...
Kavgaya ihtiyacı yok.
Birlik olmaya ihtiyacı var.
Şova ihtiyacı yok.
Hizmete ihtiyacı var.
İnsanlar...
Kim kimi susturdu diye değil...
Kim bu şehre ne kazandırdı diye hatırlar.
Çünkü makamlar geçicidir.
Koltuklar geçicidir.
Alkışlar da geçicidir.
Ama insanın bıraktığı iz...
Yıllarca silinmez.
Tercih sizin...
Kavgayla mı anılacaksınız?
Yoksa hizmetle mi?











Yorum Yazın