DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BIST10.641
İlyas SABANCI

İlyas SABANCI

Mail: [email protected]

Destek İstemeden Önce Aynaya Bakın

Bugünlerde bazı gazeteci arkadaşlar destek bekliyor.

“Bugün bana, yarın size” diyorlar.

Ne güzel söz.

Söylemesi kolay.

Uygulaması zor.

Çünkü bu söz, yalnızca başı sıkışınca hatırlanacak bir söz değil.

Dayanışma; zor gün gelince aranan telefon numarası değildir.

Dayanışma; işine gelince açılan, işine gelmeyince kapatılan bir kapı da değildir.

Bugün destek bekleyenler, dün neredeydi?

Asıl soru bu.

Bugün sıra kendilerine gelince, “Basın camiası birlik olsun” diyorlar.

İyi de…

Dün birlik neredeydi?

Dün beraberlik neredeydi?

Dün bir meslektaş hedef gösterilirken, kimler konuştu?

Kimler sustu?

Kimler üç maymunu oynadı?

Görmedim.

Duymadım.

Bilmiyorum.

Ne rahat cümleler.

Ne kullanışlı mazeretler.

Bir insan, bir gazeteci, bir meslektaş zor durumdayken susmak kolaydır.

Sonra sıra sana gelince, dayanışma beklemek de kolaydır.

Ama hayat öyle çalışmıyor.

Meslek de öyle çalışmıyor.

Devir döner.

Sap döner.

Gün gelir, hesap döner.

*****

Daha önce bazı terbiyesizler beni hedef gösterirken destek bekledim.

Tehdit dili kullanılırken destek bekledim.

Yalnız bırakılırken destek bekledim.

Üç gün yazımı tekrar yayımladım.

Açık açık söyledim.

“Desteğinizi görmezsem sileceğim” dedim.

Ne oldu?

Hiçbirinizin çıtı çıkmadı.

Bir tek ses yoktu.

Bir tek paylaşım yoktu.

Bir tek “Yanındayız” diyen olmadı.

O gün anladım.

Sözde birlik başka şeymiş.

Gerçek birlik başka şeymiş.

O gün hepinizi sildim.

Bugün de kimse kusura bakmasın.

O şans çoktan kaybedildi.

Destek, ihtiyaç duyulunca hatırlanan bir şey değildir.

Destek, dostluk gibi görünmek de değildir.

Destek, zor günde belli olur.

*****

Gazetecilik, birilerine yanaşma işi değildir.

Gazetecilik, her kapıda başka bir yüz takınma işi değildir.

Gazetecilik, herkese göre şekil alma işi hiç değildir.

Bir gazeteci, “Gazeteciyim” deyip ona buna yalakalık yapmamalı.

Yaparsa ne olur?

Gazeteci olmaz.

Birilerinin sözcüsü olur.

Birilerinin alkışçısı olur.

Birilerinin gölgesi olur.

Gazetecilik gölgede yapılmaz.

Gazetecilik ışık ister.

Cesaret ister.

Duruş ister.

Tavır ister.

Tavır adamını severim.

Tavır adamını desteklerim.

Çünkü tavrı olan insanın nerede durduğu bellidir.

Rüzgâra göre yön değiştirmez.

Makam görünce eğilmez.

Çıkar görünce susmaz.

İşine gelmeyince kaybolmaz.

Bugün onun yanında, yarın bunun yanında olanlardan hoşlanmam.

Herkesin yanına gidince oncu, buncu olanlardan hoşlanmam.

Bir gün sağda.

Bir gün solda.

Bir gün iktidarda.

Bir gün muhalefette.

Bir gün dost.

Bir gün düşman.

Böyle gazetecilik olmaz.

Böyle duruş olmaz.

Böyle güven hiç olmaz.

*****

Hiçbir gazeteci, hiç kimse için “Adam gibi adam” dememeli.

Gazetecinin işi övgü dağıtmak değildir.

Gazetecinin işi haber yapmaktır.

Gazeteci; haberini haber sayfasında yazmalıdır.

Köşe yazısını gazetesinin sayfasında yazmalıdır.

İnternet haber sitesinde yazmalıdır.

Belgesi varsa ortaya koymalıdır.

Sorusu varsa sormalıdır.

Eleştirisi varsa yazmalıdır.

Ama birinin PR görevlisi gibi davranmamalıdır.

Gazeteci, gazeteci olmalıdır.

Ne eksik.

Ne fazla.

Gazetecilikte en büyük sorunlardan biri de budur.

Haber yerine methiye.

Soru yerine alkış.

Eleştiri yerine suskunluk.

Gazetecilik böyle yıpranıyor.

Meslek böyle ayaklar altına düşüyor.

*****

Bugün yerel basının hali ortada.

Gazetesi olmayanlar var.

İnternet haber sitesi olmayanlar var.

Haber üretmeyenler var.

Ama kendisini gazeteci diye tanıtanlar var.

İş saatinde gazetecilerin yanında dolaşanlar var.

İki gün sonra karşınıza “gazeteci” olarak çıkanlar var.

Kimseyi küçümsemiyorum.

İşini hakkıyla yapan herkese saygım var.

Emeğiyle ayakta duran herkesi tebrik ederim.

Ama gazetecilik, birilerinin yanında görünmekle olmaz.

Gazetecilik, fotoğraf karesine girmekle olmaz.

Gazetecilik, tanıdıklarla gezmekle olmaz.

Gazetecilik; emekle olur.

Bilgiyle olur.

Araştırmayla olur.

Doğrulukla olur.

Ve en önemlisi…

Duruşla olur.

Biz birbirimizi yiyerek, kıskanarak, küçümseyerek bu mesleği nereye götürüyoruz?

Cevabı basit.

Ayaklar altına.

Birbirimizi zayıflatırken, mesleği de zayıflatıyoruz.

Birbirimize destek olmazken, başkalarının bu alanı doldurmasına kapı açıyoruz.

Sonra da “Gazetecilik bitti” diyoruz.

Bitmez.

Biz bitiririz.

*****

Birlik ve beraberlik, sadece slogan değildir.

Zor günlerde hatırlanan bir cümle hiç değildir.

Birlik; haksızlığa karşı ses çıkarmaktır.

Beraberlik; meslektaşın hedef olduğunda yanında durmaktır.

Bugün destek isteyenler, dün sustuklarını unutmasın.

Bugün birlik isteyenler, dün üç maymunu oynadıklarını hatırlasın.

Kimse kimseye mecbur değil.

Ama herkes mesleğin onuruna karşı sorumludur.

Piyasayı alakası olmayan insanlara bırakırsak, kimsenin gücenmeye hakkı yok.

Sonra “Neden gazetecilik bu hale geldi?” diye de sormasınlar.

Destek beklemesinler.

Önce destek olmayı öğrensinler.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar